7 Ocak 2017 Cumartesi

Novadünya Konuşuyor

Kızımla kıyaslandığımda oğlum için o kadar çok yazmadığım şey var ki bunu da kaçırmak istemedim. Zira bu bilişsel sıçrama o kadar barizdi ki günü saatini bile biliyorum. 4 ocak sabahı kahvaltıda iken ablasının yumurtasındaki salamdan istemiş, babasının itirazlarına rağmen alıp yemiş ve "suduk aaldım beğendim" (sucuk diyor salama da) şeklinde ilk üç sözcüğün durmaksızın ardarda sıralandığı cümlesini kurmuştu. Ondan sonra da devamı geldi. Artık ikili ve üçlü sözcüklerden oluşan tüm cümleleri kurabiliyor, nerede ne söyleyeceğine doğru karar veriyor. Bu son üç gündeki hızı bile inanılmaz.

Aslında ben bu kadar erken konuşmaya başlamasını beklemiyordum. Zira hem erkek çocukları geç konuşur, hem de çok dile maruz kalan çocukların daha geç konuşması normaldir. Novacım iki yaşına 9 gün kala geçmiş oldu, 20 aylıkken konuşmaya başlayan ablasına göre geç ama onun içinde bulunduğu şartlar için çok erken. Doğrusu onunla gurur duydum.

Hollanda'ya taşındığımızda 15 aylık olan ablası, öncesinde yine yurtdışında olmamıza rağmen yabancı dile Nova kadar maruz kalmadı. Oğlum doğduğundan beri İngilizce Hollandaca ve Türkçe duyuyor. Üstelik ilk yıl neredeyse hiç kitap okumalı veya oturmalı bilişsel becerilerini geliştiren aktiviteler yapamadık. 9. ayında yürüyene kadar öncelikli hedefi sadece yürümekti ve diğer tüm oyunları reddediyordu. Bütün gün sabahtan akşama kadar yürüdük. Hatta eşim Dila'ya yaptığın gibi bilişsel oyunlar oynayın bak geri kalacak diye bana sitem ederdi. Eh sanki ben yaptırmıyorum, doğrusu az da olsa oturmak hoşuma giderdi.

Neyse ki yürümeyi öğrendikten sonra oturup arabalarla, yapbozlarla oynamaya başladık. Ablası boya kesme işleri yaparken o da başındaydı. Başlarda sadece kalemleri dağıtıyordu tabi.  Böyle bire bir oyunlarda, bebekler sözcükleri daha iyi öğreniyor çünkü tane tane, nesnelerle ilişkilendirerek konuşuyoruz. Sonra kitap sevgisi de başladı. Kitaplardaki nesneleri önce biz söyledik o tekrar etti sonra bu ne, şu ne diye sorduğumuzda hepsini söyler oldu.

Sanırım son 3 aydır falan herşeyi söylüyordu ancak tek kelime halinde. Öyle ki on gün kadar önce mesela, memea, memea diye bağrınırken, meme ne? Meme ver diyeceksin de bakayım diye ısrar ettiğimde bile duraksıyor söyleyemiyordu. İşte bu yüzden birden bire açılması çok şaşırtıcıydı.

Bu arada Hollandacası ne durumda derseniz, geçtiğimiz Eylül ayından itibaren haftada iki gün 2,5 saat onun için oyuna gelen ablamızın dediğine göre, onun söylediği herşeyi anlıyor, evet hayırlı sorulara doğru cevap veriyor ve 20 civarı kelime söyleyebiliyor. Ki o da, Nova'nın gelişimini çok iyi buluyor. Bakalım iki yaşını geçtikten sonra başlayacağı oyun okulunda neler olacak bu açıdan.

Tabi konuşmaya erken başlamasında hiç susmayan ablasının da etkisi büyük. Çoğu zaman oğlumdan duyduğum yeni kelimelere şaşardım, bunu ben öğretmedim hangi ara öğrenmiş diye. Fakat kızıma kardeşiyle konuşurken nasıl konuşacağını anlatmıştım. Taleplerini basit tutmasını, istemediği birşeyi yaptığında avaz avaz hayır diye bağırmak yerine ne yapmasını istediğini söylemesini (mesela sadece "hayıııır" değil "hayır yırtma" demesini) vurguladım. Söz konusu ikinci çocuk olunca olumsuz kelimeler de öğreniyor tabi, ablasından ilk öğrendiği kelime kakaydı :)

Evde bu durumun sonuçları ise pek fena, resmen atışmaya başladılar biri hiç susmazdı şimdi diğeri de eklendi. Birbirlerine kızdıkları zaman bebeksin anlamında bebeeeek diyorlar, oğlum da nüansın farkında bazen bana bile bebet diyor:))

Çok şeyi söylüyor söylemesine de her kelime doğru değil, böyle tatlı tatlı konuşurken benim kalbim eriyor içim gidiyor. Her sesini her mimiğini kayda almak istiyorum ama ne yazık ki mümkün olmuyor.

2 yorum:

  1. Bilgehan'a öğrendiklerinin ne kadarını ben öğrettim hiç bilmiyorum :)

    YanıtlaSil
  2. Şimdi de imdat susmuyooor zamanı geldi :D Bu arada bizde de bir gelişme var, 3,5 yaşındaki kızım sonunda Türkçe 3kelimeli ilk cümlesini kurdu :D Yuh bence de ama ona değil bana yuh tabii..

    YanıtlaSil